Kapat

Peygamberlere İman Nedir ?, Nasıl Olmalıdır ? – Dinimiz İslamiyet

Peygamber

Peygamberlere İman 

İmanın şartlarından biri de peygamberlere iman etmektir.

Peygamber; Allah’ın emirlerini ve yasaklarını kurallara bildirmek için insanlar arasından seçilip görevlendirilen insandır.

Tüm peygamberlerde bulunan ortak özellikler şunlardır;

  • Doğruluk,
  • Güvenilir kimseler olmaları,
  • Allah’tan aldıkları emirleri eksiksiz tebliğ ederler,
  • Çok zeki ve akıllıdırlar,
  • Masumdurla,

Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v)
Hazreti Peygamber, m.571 yılında,Rabiülevvel ayının 12’sinde Pazartesi günü Mekke’de dünyaya teşrif etmiştir. Dünyaya gelmezden birkaç hafta önce babası Abdullah vefat ettiği için, bir yetim olarak doğmuştur. Daha sonra Halime adındaki Mekke’li bir kadına süt anneye verildi. Dört veya beş yaşına geldiğinde annesi Amine’ye geri getirildi. Annesi Amine ile daha altı yaşında iken Medine’ye yaptığı ziyaret dönüşünde annesini kaybetti ve yanlarında bulunan Ümmü Eymen isimli cariye tarafından Mekke’ye getirildi.

Annesinin ölümünden sonra dedesi Abdülmuttalib’in yanında kaldı. Daha sekiz yaşında iken onu da kaybetti. Bu sefer amcası Ebu Talip tarafından bakımı üstlenildi. Çok genç yaşlarda koyun çobanlığı yaptı, gençlik çağlarında ise amcası ile ticaret yapmaya alıştı ve daha sonra ticarete kendi başına devam etti.

Hazreti Muhammed (s.a.v) gençlik çağlarından itibaren asla puta  tapmamıştır. Güvenilir, dürüst, çok iyi ahlaka sahip ve çevresindeki herkese yardım elini uzatan biriydi. O’nun bu kişiliği, Ka’be’nin inşası sıasında Hacerül-esved’in hangi kabile tarafından yerine konacağı tartışmalarında hakem olmasına neden olmuş, Hacerül-esved taşını, her kabilenin bir ucundan tuttuğu bir serginin içine koyup kendisi yerine yerleştirmiştir.

Ticaretle uğraşırken, dürüstlüğü, ahlakı ve çalışkanlığı Hz. Hatice’nin de dikkatini çekmiş ve kendisine ticaret yapma teklifini yapmıştır. Hz Muhammed (s.a.v)’in bu haline hayran olan Hatice, O’na evlenme teklifi yaptı. Peygamber (s.a.v), Hatice’nn bu teklifini kabul edip kendisinden 15 yaş büyük olan biriyle evlendi. kendisi ise, o esanada 25 yaşlarında idi. Hz Hatice’den, Kasım, Abdullah adında iki oğlu, Zeynep, Rukiye, Ümmü Gülsüm ve Fatıma olmak üzere dört kızı dünyaya geldi.

Hz. Hatice’ nin vefatından sonra, on kadınla daha evlendi. Bunlar dan, Mariye adlı cariyesinden İbrahim isminde bir oğlu oldu, Fatıma hariç çocukların tümü, peygamberden önce vefat ettiler.

Hz. Muhammed (s.a.v), zaman zaman Hira dağına çıkıp orada Rabbine ibdet etmekteydi. Yine böyle bir sırada, Cebrail gelip kendisine Alak suresinin ilk ayetlerini vahyetti. O, bu sırada 40 yaşında idi.

Hz. Peygamber (s.a.v), ilk önce yakınlarından başlayarak İslam’a davet etmeye başladı. Kendisine ilk inananlar; eşi Hz. Hatice, evlatlığı Zeyd b. Harise, Ebu Bekir Sıddık, Ali b. Ebu Talip, Hz. Bilal, Osman, Zübeyir, Talha ve Abdurrahman b. Afv(r.a)oldu.

Hz. Peygamberin (s.a.v) İslam’a davet etmesiyle, kısa zamanda bir çok insan bu hak dine girmeye, putperestlikten dönmeye başladı. Müşrikler, Hz Peygamberi (s.a.v) davasından döndürmek için bir takım şantajlara ve ahlaksız tekliflere baş vurdular. Bunlardan sonuç alamayınca da, müslümanlara eziyet ve işkence yapmaya başladılar. Müslümanlara üç yıl boyunca ambargo uyguladılar. Müslümanlarla kız alıp verme işini yasakladılar, yiyecek alım ve satımını durdurdular. Müslümanlara üç yıl boyunca şiddetli açlık ve susuzluk çekerek çok zor durumda bırakıldılar.

Hz. Peygamber (s.a.v), baskı ve işkencelerden bunalan müslümanların Habeşistan’a hicret etmelerini emretti. Bunun üzerine 100’e yakın erkek ve kadın Habeşistan’a hicret ettiler. Ambargonun kalkmasından sonra, peygamberliğin 10. Yılında, Hz. Peygamberin (s.a.v( sevgili eşi Hz. Hatice ve amcası Ebu Talip vefat etti. Müşriklere göre artık peygamber (s.a.v) daha yalnızdı.

Hz. Peygamber (s.a.v), tebliğini daha rahat sürdüebilme düşüncesiyle Taife gitti. Ama orada hoş karşılanmadı ve Taif halkı O’nu taşladılar ve vücudunu kan reva içerisinde bıraktılar. Öyle olmasına rağmen, yine de peygamber (s.a.v) onların hidayeti için Rabbine dua etti. Ve böyle sıkıntılı günler içerisinde, Allah (c.c.) onu miraç ile şereflendirdi.

Resulüllah (s.a.v), hac mevsimlerinde Ka’be’yi ziyarete gelenlere İslam’ı anlatıyor ve onları putperestlikten çevirmeye çalışıyordu. İşte peygamberliğin 11. Yılında Akabe denilen mevkide Evs ve Hazreç kabilelerinden olan bir grup insanla karşılaştı ve onlara İslam’ı anlattı. Onlar da, bu daveti kabul ederek Medine’ye döndüler ve İslam’ı orada yaymaya başladılar. Peygamber (s.a.v), Mus’ab b. Umeyr’i onlara Kur’an öğretmesi için Medine’ye gönderdi. Yapılan çalışmaların akabinde ‘ertesi yıl hac mevsiminde, 2’si kadın olmak üzere 73 kişi Mekke’ye gelip peygambere (s.a.v), kendisini koruyacakları ve yardım edeceklerine dair söz vererek Medine’ye davet ettiler.

Kureyşlile, bir grup Medinelinin İslam’a girdiğini duyunca küplere bindiler ve peygamberi öldürmeye karar verdiler. O sırada hicret emri geldi ve müslümanların Medine’ye hicret ettiler. Hz. Peygamber (s.a.v), kendi yatağına Hz. Ali’yi yatırarak, Hz. Ebu Bekir’i yanına alıp bir gece sessizce müşriklerin muhasara altında tutukları evinden çıkıp Medine’ye yola çıktı. Peygamberi kaçırdıklarını anlayan müşrikler, hemen takibe koyuldular. Sevr mağarasına kadar takip ettiler, ama mağaranın girişi örümcek ağıyla kaplanıldığı için, orada olmadığına inanıp geri döndüler.

Peygamber (s.a.v), Medine’ye vardığında, orada bir mescit inşa ettirdi. Ensar ile muhacir arasında kardeşlik bağı kurdu.

Müslümanlar, Mekke’den gelen kardeşleriyle herşeylerini paylaştılar. Peygamber (s.a.v), Medine’de bulunan yahudi kabileleriyle anlaşmalar yaptı. Bir müddet geçtikten sonra, Müslümanlarla Mekke’li müşrikler arasında savaşlar başladı.

Peygamberin bizzat katıldığı savaşlara “gazve”, katılmadığı savaşlara ise “seriyye” denilmektedir. Gazvelerin sayısı 26, seriyyelerin sayısı ise 38’dir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir