Trendlerdeki Yazı

Proton Terapi Nedir?

Işın tedavisi kanser hastalığına sahip bireylerde kullanılmaktadır, proton tedavisi yıllardır kullanılan ışın tedavisinin, modernize edilmiş ve hassaslaştırılmış biçimidir.

proton-terapi-nedir (2)

Nedir?

Kanser hastalığına sahip bireylerde kullanılan bir tedavi şeklidir. Işın tedavisi kanser hastalığına sahip bireylerde kullanılmaktadır, proton tedavisi yıllardır kullanılan ışın tedavisinin, modernize edilmiş ve hassaslaştırılmış biçimidir. Yıllardır dünya üzerinde kullanılmakta olan bir tedavi yöntemidir. Süregelen yıllardan beri ilerleyen teknoloji sayesinde bu tedavi biçimi çok daha fazla alanda kullanılmaktadır.

Geçmişten günümüze kadar olan süre zarfında yüz elli binden fazla kanser hastası, proton terapi tedavisi yöntemi ile tedavi edilmiştir. bir hastanın tedavi edilme biçimine kara verebilme biçimi için şimdiki zamanda aksiyal iskeletin kordoma-kandrosarkomları ve kafa tabanı ile beraber gözün içinde olan tümörler ve artış gösteren çocukluk çağında olan solid tümörler olmalıdır.

Bu alanda uzmanlaşmış doktorların ve bu tedavi için gerekli tedavi aletlerinin bulunduğu hastanelerde bu işlem gerçekleştirilmektedir. Bu tedaviyi gerçekleştirebilmek için ilk olarak hasta olan kişi röntgen, MRT ve CT’den kontrol edilerek proton tedavisinin uygunluk durumuna bakılmaktadır. Diğer yapılan ışın tedavisi (radyo terapi) yöntemlerine nazaran sağlıklı olan hücrelere zarar vermeden, sadece kanserli hücreleri yok etme işleminde kullanılır.

 

Proton Terapi Tedavisi Ne Kadar Sürede Uygulanır?

Normal uygulanılan ışın tedavisinin süresi üç hafta ila dokuz hafta kadar sürmektedir. Fakat modernize edilmiş şekli olan proton tedavisinin süresi diğer ışın tedavisi süresine göre aza indirgenmiştir. Bu süre bir hafta ile sekiz hafta arasına kadar düşmüştür. Uygulama süresi haftanın her gününde olmak üzere, uygulanacak ışının eşit şekilde bölünmesi ile oluşmaktadır. Tümörün boyutunun ve yok olmasının seviyelerine göre süresi değişkenlik gösterebilmektedir. Tedavinin eşit olarak bölünme sebebi ise, hasarlı dokular yok edilirken, normal kabul edilen dokulara zarar gelmemesi amaçlanır. Uygulandığında kanser hücrelerini yok etmekte başarılı olan proton tedavisi, uygulandığı zaman kanserli olan hücre dokusunu yok ederken normal dokuya zarar gelmemesini sağlamaktadır.

 

Neden Proton Tedavisi?

İlerlemiş olan teknoloji sayesinde günümüzde yaşanan hastalıkların tedavi şekli de buna bağlı oranda değişiklik göstermektedir. Normal ışın terapisinin aksine tercih edilmekte olan proton tedavisi hücrelere(normal) verdiği zarar minimum düzeye indirgenmiştir. Protonlar, atom altı parçacıkları oldukları için radyasyonu kesin derinliklere kadar verebilmektedir. Bu gönderilen radyasyonlar çoğunluk olan tümör bölgesinde toplanır ve sonra da dururlar.

Diğer radyoterapi yöntemlerinde radyasyon salınımı kanser hücrelerinin olduğu dokunun dışında birikim gösterebildiği için sağlıklı dokulara ve organlara zarar verebilme ihtimali proton terapisine göre daha fazladır. Süre açısından değerlendirilecek olur ise diğer radyo terapi (ışın tedavisi) yöntemlerine göre daha az sürede işlem tamamlanacaktır.

Daha hassas bir yapıya sahiptir. Yan etkileri, sağlıklı organ veya dokulara radyasyon göndermediği için ilerleyen zamanlarda daha az olarak kendini gösterecektir. Hızlı tedavi yöntemlerinden birisidir. Hastanın klinikte veya hastanede geçireceği zaman süresi yaklaşık olarak otuz dakika gibi kısa bir süredir.

Proton terapi yöntemi ile hassas bölgelerde bulunan tümörler-kanser hücrelerine hassas olan yapısı sayesinde ulaşılabilir ve etkisini gösterir. Geleneksel olarak uygulanan X-ışını tedavisi sonrası sekonder tümör riski bu tedavide oldukça azdır. Yetişkin bireylerde ve çocuklarda kullanımı uygundur.

 

Proton Terapisinin Amacı Nedir?

Işın tedavisi, kemo terapi gibi tedavi yöntemlerinin asıl amacı kanserli hücre veya dokuları parçalama metodu ile yok etmektir. Geleneksel olarak kullanılan bu yöntemlerde sağlıksız olan doku ve hücreleri yok etmek amaçlanır iken sağlıklı hücrelerin de beraberinde hasar alma olasılığı yüksektir.

Sağlıklı hücre veya dokular hasar aldıkları zaman hemen belirti olarak kendini belli etmese de tedavi gören hastanın ilerleyen zamanlarda yan etkileri görmesine neden olabilmektedir. Buradaki hedef gönderilen X-ışınları ile veya atom altı parçacıkları ile DNA yapısı bozularak mitotik evre bölümünden çıkarmak ve ardından apoptosiz sürecinin başlatılması ile beraber yok edilmesidir.

Protonlar ilk olarak girdikleri hücrelerde enerji salımını ilk önce düşük düzeyde yapmaktadır, ardından neredeyse durmak üzere iken aniden artmaktadır. Bu artış kontrollü bir şekilde kendini gösterir ve sağlıklı dokuya zarar vermeden patlar. Fakat bu işlemi gerçekleştirirken gama ve x ışınları sağlıklı dokuya da aynı işlemi uygulamaktadır. Proton tedavisinde bu gibi hasarların oranı minimalize edilmiştir.

Proton Terapisi Ne Zaman Bulundu?

Proton terapi yöntemi, temelini 1929 yılında Ernest O. Lawrence tarafından icat edilmiş olan siklotron projesine dayandırır. Yirminci yüzyılın başlarında icat edilmiş olan bu cihaz parçacık hızlandırıcı olarak tanımlanmaktadır.

İlk zamanlarda nükleer fizik araştırmalarında kullanılmakta olan bu yöntem 2007’de CERN Nükleer Araştırma Merkezinde kurulmuş olan ADAM SA departmanı öncülüğünde 1992 yılında TERA Foundation şirketinin hızlandırılmış parçacıklar ile yeni radyoterapi çalışmalarından ilham alınarak proton terapisi geliştirilmiştir.

Bu yöntem sapma yapmadan sadece tümörlü veya kanserli hücreleri hedef aldığı için oldukça etkili bir yöntem olarak kabul edilmiştir. CERN Nükleer Araştırma Merkezi, dünyada yaygın olarak kullanılan bu terapi sistemini uygulayan sağlık kuruluşları ve hastaneler ile ortaklık anlaşması imzalamıştır.

Bu sayede bu sistemlerin kurulmasını ve tedaviye başlanması için desteklerini göstermiştir. Uygulama sisteminin kurulumu 150 milyon dolardır. Bu yüzden dünyada sayılı sağlık kuruluşlarında ve hastanelerde proton terapisi yöntemi bulunmaktadır.

 

Proton Terapisi Hangi Kanserlerde Uygulanmaktadır?

Günümüze kadar proton terapisinin en etkili olduğu görülen kanserlerin çoğu nadir olarak görülen tümör veya kanser hücreleri/dokuları olmak üzere çoğunluk olarak çocuk hastalarda uygulanmıştır. Günümüzde diğer radyo terapi yöntemlere kıyasla elde edilen avantajlı durumun çocuk hastalarda görülen olumlu sonuçların artmasıdır.

Bunun dışında yetişkin bireylerde görülen yumuşak dokuda meydana gelen tümörlerin; göz melanom, kafa kaide sarkomu ve omurgada oluşan kanser hücrelerine uygulandığında oldukça iyi sonuçlar elde edilmiştir.

Göğüs kafesi kanseri, akciğer kanseri, karaciğer kanseri, mide kanseri, bağırsak kanseri ve pankreas kanseri gibi hareket halinde olan tümörler için proton terapi yöntemi henüz kullanıma geçmemiştir.

Bunların yanı sıra proton terapisi, erken evre akciğer kanseri, prostat kanseri ve yemek borusu kanseri tedavisinde de kullanılmaktadır. Diğer kanser türlerinde görülen etki tam olarak belirlenmemiştir ve bu sebepten dolayı çalışmalar hala devam etmektedir.

Proton terapisi yöntemi, gelişmiş ülkelerde uygulanma yöntemi açısından popüler kabul edilmektedir. Maliyet açısından oldukça yüksek bir ücreti bulunmaktadır. Artı-eksi verileri açısından ve diğer radyo terapi yöntemleri ile olan farkları açısından devam eden çalışmalar yapılmaktır.

Fakat iyi yönleri şimdiye kadar belirtilenler arasında diğer kanser tedavi yöntemleri ile karşılaştırıldığında, direk kanserli olan dokuya ve hücrelere gönderilen atom altı parçacıklarının işlevsel olarak daha yararlı olduğu saptanmıştır.

Hassas olması, ışının sağlıksız olan bölgeye giderek orayı yok etmesi, yan etkilerinin azlığı ve çocuk hastalarda kullanılması yönü ile pozitif yönleri azımsanamaz. Yıllardır devam eden çalışmalar ile şimdiye kadar olan artı yönleri birçok kez makale yazılmıştır.

Diğer ışın tedavilerinde kullanılan X ve Gama ışınlarının aksine verdiği zararın sadece bozuk olan dokuya olması sebebi ile kullanım alanı, yumuşak dokularda meydana gelen bozulmaların tedavisinde kendini göstermektedir.

Bu gibi olumlu yönleri göz ardı edilemeyecek faydalar sağlamaktadır. İlk olarak nükleer alanda araştırması yürütülen atom altı parçacıklarının, günümüz kanser tedavisi yöntemi olarak kullanılması ilerleyen çalışmaları gözler önüne sermektedir.

 

Yorum Yap

Yorum Yap